Agora meyhanesi

Makam: Muhayyerkürdî

Bestekar: İsmet Nedim Saatçi

Sanatçı: İhsan Güvenç

Güftekar: Onur Şenli

Usül: Düyek

Agora Meyhanesi

1 Ocak 1940 tarihinde Adapazarında dünyaya gelen Onur Şenli, babasının memuriyeti dolayısı ile eğitimini Uşak, İzmir ve İstanbul'da tamamladı. Daha sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. Bu arada gazetecilik yaptı. Lise’yi Ankara, Afyon, İstanbul Vefa ve İzmir Namık Kemal olmak üzere geze geze bitirmiş. Ege Ekspres ve E.Ü. Tıp Neşter dergisinde yayınlanan Agora Meyhanesi şiiriyle ünlendi.

Şarkılara da konu olan Agora Meyhanesi İzmir'de, Mezarlıkbaşı'ndan Eşrefpaşa'ya çıkarken İkiçeşmelik'in arka taraflarına düşen ve Agora adı taşıyan semtte bulunuyormuş. Agora Meyhanesi’nin şarabı hem ucuz hem de meşhurmuş. Her ucuz meyhanede olduğu gibi dışarıdan meze getirme özgürlüğü de varmış. Ama esas meşhur olması ise; Onur Şenli'nin onu önce şiire, ardından şarkıya taşımasıyla şöhret buldu.

 

Onur Şenli'yi en çok etkileyen kişi babasıydı. Üsküdar Musiki Cemiyeti'nin kurucularından biri olan Sabahattin Şenli, çok güzel şarkı söylermiş. Selahattin Pınar'ın da yakın arkadaşı olan Sabahattin Bey, engin müzik bilgisini Onur'a da aktarmış. Babasının bir arkadaşının lise son sınıfta okuyan çok güzel bir kızı varmış. Bir akşam, babası Onur'u göstererek:

 

‘‘Bizim çocuğun sesi çok güzeldir, size bir şarkı söylesin’’ deyince, kızın babası da:

‘‘Bizim kızın da sesi güzeldir, Onur bir şarkı okursa kızımız da size bir tango seslendirir’’ diye karşılık vermiş.

Gece gündüz Onur Şenli’nin aklımdan çıkmayan kızın gözlerinin içine bakarak, sözleri Mustafa Nafiz Irmak'a ait olan Selahattin Pınar'ın bir şarkısını okumaya başladı; 

“Anladım sevmeyeceksin beni sen nazlı çiçek

Hasta gönlüm yine hicranını yalnız çekecek.”

Genç âşık bu şarkıyı söylerken usta bestekâr Selahattin Pınar hislerine tercüman oluyordu. Sıra genç kıza gelmişti, devir tango devri olduğu için o güzel kız genç Onur’un gözlerinin içine bakarak okumaya başladı;

 

“Seni sevmem de haksız

Sevdim demem de haksız

Fakat neden insafsız” diye şarkıyı bitince evde derin bir sessizlik olmuş.

 

Onur evden çıkıp gitmiş. Gitti ama aklı fikri orada kalmıştı.  Günlerce kızın evlerinin önünden geçti ama o bir türlü göremedi. Sonunda bir gün penceresinin altından geçerken önüne bir kâğıt düştü:

“Onur Bey, sizi Gündoğdu'daki Sisi Pastanesi'nde bekliyorum” .

Onur soluğu pastanede aldı ama randevuya başkası geldi. Gelen kız sevdiği kızın komşusuydu. Hüsran, yine hüsrandı. Bu durum sevdiği kızın kulağına gitmişti. Ondan sonra genç âşık ne yaptı ne ettiyse bir daha görüşemedi genç kızla.

Onur Şenli bu sıralarda, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okuyordu. Aşk yarasıyla kıvranan genç adam teselliyi İzmir’in Agora semtindeki salaş meyhanelerde aramaya başlamış. Bir gece Agora'da içtikten sonra eve gelmiş ve sevdiği kıza bir mektup yazmaya koyulmuş;

‘‘Sana bu satırları, bir sonbahar gecesinin felç olmuş  köşesinden yazıyorum...’’ diye başlamış.

İlerledikçe yazdığının bir şiir olduğunu fark etmiş. Böylece ünlü Agora Meyhanesi ortaya çıkmış. Şiire o günlerde adet olduğu üzere İngilizce bir başlık koymuş: ‘‘The Night, Wine and Love’’ yani ‘‘Gece, Şarap ve Aşk’’. Şiir fakültede yayınlanan Neşter adlı dergide yayınlanmak üzereyken matbaada Ege Ekspres'in kültür

sayfaları editörü Şadan Gökovalı görmüş. Dergi yayına girmeden önce şiirin başlığını Agora Meyhanesi olarak değiştirip gazetede yayınlamış. Şiir yayınlanır yayınlanmaz genç kızların hatıra defterlerine girmeye, mısraları duvar yazısı olmaya başlamış.

 

Sana bu satırları
Bir sonbahar gecesinin
Felç olmuş köşesinden yazıyorum.
Beş yüz mumluk ampullerin karanlığında
Saatlerdir, boşalan kadehlere
Şarkılarını dolduruyorum,
Tabağımdaki her zeytin tanesine
Simsiyah bakışlarını koyuyorum
Ve, kaldırıp kadehimi
Bu rezilcesine yaşamların şerefine içiyorum:

Burası Agora Meyhanesi
Burda yaşar aşkların en madarası
Ve en şahanesi
Burda saçların her teline
Bir galon içilir
Sen, bu sekiz köşeli meyhaneyi bilmezsin
Bu sekiz köşeli meyhane seni bilir.

Burası Agora Meyhanesi
Burası arzularını yitirmiş insanların dünyası.
Şimdi içimde sokak fenerlerinin yalnızlığı
Boşalan ellerimde
Kahreden bir hafiflik.
Bu akşam
Umutlarımı meze yapıp içiyorsam
Elimde değil.
Bu da bir nevi namuslu serserilik.
Dışarıda hafiften bir yağmur var
Bu gece benim gecem

Kadehlerde alaim-i semaların raks ettiği,
Gönlümde bütün dertlerin
Hora teptiği gece bu
Camlara vuran her damlada
Seni hatırlıyorum
Ve sana susuzluğumu...

Birazdan plaklarda şarkılar susar,
Kadehler boşalır,
Umutlar tükenir
Mezeler biter
Biraz sonra
Bir mavi ay doğar tepelerden
Bu sarhoş şehrin üstüne,
Birazdan bu yağmur da diner.

Sen bakma benim böyle delice efkarlandığıma,
Mendilimdeki o kızıl lekeye de boşver
Yarın gelir çamaşırcı kadın
Her şeyden habersiz onu da yıkar;
Sen mes'ut ol yeter ki
Ben olmasam ne çıkar.

Dedim ya:
Burası Agora Meyhanesi
Bir tek iyiliğin tüm kötülüklere
Meydan okuduğu yer
Burası Agora Meyhanesi

 

19 yaşındaki civan delikanlı Onur Şenli, Agora Meyhanesi’nde incecik bedeniyle ayağa kalkıp, “Burası Agora Meyhanesi, burda yaşar aşkların en şahanesi” diye şiiri okuyor. İşte o gündür, bu gündür meyhanelerde dillerden düşmeyen şiir, İsmet Nedim nağmeleriyle ve Behiye Aksoy’un ipek sesiyle unutulmaz şarkıya dönüşüyor.

 

İsmet Nedim Saatçı

Agora Meyhanesi Besteye Dönüşüyor

1936 yılında Samsun 'da dünyaya gelen İsmet Nedim, müzisyen bir ailenin çocuğudur. Dedesi Mısırlı Rıza Bey keman, babası Nedim Bey kanun ve annesi Kadriye Hanım ud çalarmış.

 

Türk musiki sazlarına batı müziği sazlarıyla yeknesak müzik yapma eylemi ile dikkatleri üstüne çekti.

1962 yılında Ankara Büyük Sinema 'da tek başına mücadele ederek akordeon, abua, çan, timbal, kontrbas, viyolonsel, gitar gibi enstrümanları ile Türk Müziği sazları ile birleştirerek 20 kişilik koro ile konser vererek belki de Atatürk’ün arzu ettiği tarzda bir konser verdi. Hafif Türk Sanat Müziğinin öncüsü olarak bilinir. Çok sazlı Türk Müziği dönemine de öncülük etmişti

 

İsmet Nedim, “Agora Meyhanesi”ni 60'lı yılların ortalarında eşi Zeynep Hanım için besteledi. Eşinin şiir defterinde yer alan ve sözleri Dr. Onur Şenli’ye ait bu şiiri Zeynep Hanım beğendiğini, kendisi için bestelemesini istemiş. Bu şarkının anısını Üstat şöyle anlatmış;

 

“Bu güzel şarkıyı bestelememe sebep eşimdir. Hatta bu şarkıyı günlerce karanlıkta, mum ışığında besteledim. Çünkü o günlerde karartma geceleri vardı. İlk yaptığım besteyi eşim beğenmedi. İkinci kez bestelediğimde beğendi. Odeon Plak Şirketi'ne okudum. Çok beğenildi. O kadar çok tuttu ki, Türkiye meyhaneleri isim değiştirip Agora Meyhanesi ismini almaya başladılar.”

 

“Agora Meyhanesi” bu duygularla önce Onur Şendil’in kaleminden şiir oluyor. Daha sonra usta besteci İsmet Nedim tarafından bir kısmı güfteye dönüşüp nota ile süslenerek yıllardan beri dilden dile dolaşan Muhayyerkürdî şarkı oluyor. Bu güzel efsane ye konu kızın isminden şair hiç bahsetmiyor. 

 

Burası Agora meyhanesi
Burda yaşar aşkların
En divânesi en şahânesi

Bu gece benim gecem
Cama vuran her damlada
Seni hatırlıyorum
Ve sana susuzluğumu

Bu aksam ümitlerimi
Meze yapıp içiyorum
İçiyor içiyorum

Bu gece benim gecem
Bu gece benim gecem
Cama vuran her damlada
Seni hatırlıyorum

Ve sana susuzluğumu

Bu aksam ümitlerimi
Meze yapıp içiyorum
İçiyor içiyorum

Bu gece benim gecem
Bu gece benim gecem
Cama vuran her damlada
Seni hatırlıyorum
Ve sana susuzluğumu

Bu aksam ümitlerimi

Meze yapıp içiyorum

İçiyor içiyorum

Bu gece benim gecem
Bu gece benim gecem
Cama vuran her damlada
Seni hatırlıyorum
Ve sana susuzluğumu

 

Hazırlayan: Suat Yener

 

Lütfen link verilerek veya kaynak göstererek kullanın.